8 Aralık 2013 Pazar

Özledin.

Çok özleyince
ölünmez mi?

Bana hangi şarkıda
aklına gelmediğimi anlat,
hangi hayalinin ucunda solmadığımı,
ve rüzgarlarının ben kokmadığını.
Yağmurlarının ben olmadığını anlat.
Tenini anlat bana
nasılda özlemediğini.

Sabahlarını anlat
cumartesilerini...
Yalnızlıklarını,
gidemeyeşini
benim için kanamayan yaralarını.
Susmalarını anlat, herhangi bir ortasında
herşeyin.
Beni sarıp içtiğin sigaralarını anlat
dumanında nasılda senin olmadığımı.
Boş bardakların dibinde durmadığımı
kırılan yüzünden akmadığımı,
hangi göze değsen, renklerinin bana dönmediğini anlat.
Unuttuğun sevişleri
sildiğin resimleri,
bensiz olamayan geçmişi anlat,
anlat bensiz olan geleceği.

Anlat,
duyamayınca iyi oluyor.

12 Eylül 2013 Perşembe

Eylül

Se-ve-mi-yo-rum
şimdi nefes aldığın gökyüzünün
hemen altında ezilmeyi
yağmurlarında sen toprak kokarken
kimsesiz yüzlerini içime düşürmeyi.

Ya da düşünmüyorum
belkide hissetmiyorum
şimdi koştuğun mutlulukları.
Bilmiyorum ben unutmayı
içime akan değil hava
ağıt bu;
yitirdiğim tüm umutların
sonbahar sarısı.

Şimdi sen doğuyorsun
yeni baştan yazılıyor iklim.

Rakıyı susuz öpüyorum
Sen yine;
''düşen bir 
  yaprak
  görürsen
  beni hatırla''




17 Mayıs 2013 Cuma

İstanbul'da bir küçük Galata

Onunla tepesinden süzülüp
hayal kurmuştuk
şehrin ışıklarında.

Sonra gitti O...

Artık ayak ucundan
bakıyorum
bulutlarda bıraktıklarıma.

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Mayıs

Henüz dün çınlattım
eve ilk gelişini
çarşaflara sarılı
utanmaz uykulu birde
buruşmuş her yanı.
Hatırlarsın sende
koynundan çıkan çocukluğu.

Renkleri soluk bir resim
bozulmasın diye
vitrinde saklanan
fotoğraf makinesinin marifeti
ben bukleli saçlarınla meşgulüm
senin hayalin
üç teker ile bulutları dolaşmak
nerden aklına geliyorsa
büyüyorsun.

Elinden tutup okul kapısına
bıraktığımız pamuktan umutları
saklayıp beslenme çantasında
büyük adam olmayı düşlerdik
bayramda iki çift ayakkabı uğruna.

Babamın eli
annemin yüreği dokunurdu
bir de ufak kardeşimiz oldu
ben ufak diyeyim sen inanma
canım cananım her şeyimiz
onu da bir akşam vakti getirdiler
koynunda çikolata yoktu
hayal kırıklığım
yaşama sevincimiz oldu.

Sonra beyazlara büründün sen
annem sütünü ısıtmıştı
babam üstünü örtüyorken henüz
kapıdan çıkışını
defalarca getirip aklıma
ikna edemem kendimi
evlenecek yaşta olduğuna.

Zaman geçer,
mevsimler döner,
ömür yaşlanır,
resimler solar,
insanlar değişir,
ama ya sevgiler?

Şimdi elinden tutup
koştururum sokak sokak
babam kızacakmış, kızsın.
bakkalın çikolataları da bizim!
aklımda çocukluğum
elimde büyüdü çocukluğun.

14 Nisan 2013 Pazar

Yarım Kalan

İnan isterdim;
Duygularının kaybolduğu zamanlara uzanıp,
Karanlıklarımı  köpüklü dalgalarla boyamayı,
Gündüzü geceye kapak etmeyi
ve bu hayata en baştan serilmeyi.

Öldük iki kişilik hayatlarda,
yarınlara kimsesizliğimiz kaldı.

23 Şubat 2013 Cumartesi

Yaş Yirmi Sekiz

Çocuk elinde bir gökyüzü tuttuğun doğrudur,
büyüdükçe yollarına düşecek aklarda.
Renklerinin solması ya da kaybolmasıda.

Çocuk içinde bir dünya yaşattığın doğrudur
pamuk şekerlerden yapılma hayallerinle örülü.
Rengarenk balonlarında, küçülecek düşlerinde.
O kar bir daha hiç beyaz olamayacak mesela.
Annen beslenme çantanı boynuna asamayacak.
Çamurdan yaptığın cücelerin yok,
bilyelerin de yuvarlanan umutlarında.
Kırmızı ayakkabılarının üstüne
beyaz çorapların kıvrılamayacak, iki büklüm.
Babam kızar, annem sorar duygusun yitireceksin içinde.
Kardeşinin bukleli saçlarını öremeyeceksin.
Üç tekerlilerin rüyasını göremeyeceksin.
ilk okul aşkını hatırla
annesinin elinde ağlarken nasılda masumdu
nasılda yanağı al.
...

Bilemeyeceksin çocuk
en kral muhabbetin
kalem açarken çöp kutusu başında ki
muhabbetle yarışamayacağını.
Uzun bir yol sanma çocuk
Susam Sokağı tarih kokar oldu bile.

Büyüyeceksin çocuk
ve büyümek yaşlandırıcı bir şey,

Dante'yi hatırla!
Yolun yarısında olan şair.
Cahit Sıtkı daha dün söylemişti
''Yaş Otuz Beş''.
Demedi deme çocuk
bir gün benim yerimde
dilinde geçmiş,
cebinde şeftali,
iki, üç fotoğrafa içerlenir
belki sende yazarsın.
Sen tadını çıkar çocuk,
Alsalar! cennete bile gitmek isterim sekizimde.

''Yaş Yirmi Sekiz''
................yolun yarısı etmez belki
................ama çok kaldı da sayılmaz.
Yaşlandık hepimiz, özledik.

İçimde bir çocuk yaşattığım doğrudur çocuk,
ama gel gör ki zaman acımasız.

10 Şubat 2013 Pazar

Yok'sunluk.

İçinden geçen şehirler,
Yalnızlığını çektiğin adamlar
Yıllar ve yollar
Gölgesine düğümlenmiş
Gülüşünü göremediğin zamanlar
Üşeniyor olmalı güneş
Doğmak doğasında olsada
Ve akşamlar
Akşamlar işte
Bildiğin yok'sun luk
Umut şimdi
Kadınım
Turgut'un
Göğe bakma durağında
Tabut.


4 Şubat 2013 Pazartesi

yağmur

Bak;
Elimdeki gökyüzü.
Versem sana
hergün güneş açar
bilirim,
ama yoksun ya
yağmurlarım olacak.

3 Şubat 2013 Pazar

Yaşamak Güzel

Yalınayak düşleri
özendirip yarınlara
umursamaz bir
tavır sergileriz
adına aşk deyip
yaşadıkları
tozlanmış duygu kalıntılarına.
Biz marifet biliriz
gülüşünde kaybolmayı.

Gel;

yaşamak güzel
ama,
sevmekten öldüm
demeliyim.