15 Nisan 2012 Pazar

Masal

şehir;
içinde düş saklı adamların uğrak yeri,
yaşanmış hikayelerin miş'li zamanlarını anlatan
yaşlı bi'kadın
bir varmış bir yokmuş'la başlayan her söze.
Adam
kaldırımlarını dizmiş yüreğine,
her kuytu köşesi ile ezberinde şehir
her anı ile içinde.
nasıl olmasın?
hayatı duruyor, işte tam orada.
Kadın
hayallerini oturtmuş şehrin tepelerine,
bulutlar ne kadar yakınsa, hayalleri o kadar gerçek.
Güneşini de sevmiş, huzurunu da
nasıl sevmesin?
hayatı duruyor işte tam orada.
Üç elma düşmeden, üçü de düşmüş gözden;
Şehir, adam, kadın.
Şehir solmuş, düşünü yitirmiş.
Adam kaldırımlarını
söküp atmış yüreğinin, ezberini bozmuş.
Kadın değiştirmiş yollarını
hayallerinin, Bulutlarını silmiş.


Sonra bi'resim kalmış geride
bir Çöpadam,
iki kahve fincanıyla oturmuş
sohbette.
Fallarda hep çıkanın aksine
hayalleri elinde
umutları buruşuk kağıtlarda
bavulunda,
şöyle diyor birisi;
''Bavulları hiç sevmiyorum efenim, hep gitmeyi hatırlatıyorlar''











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder